6 Eylül 2015 Pazar

Carlos marighella modeli ve pkk terörünün model değişimi

Gerilla fikrini ortaya ilk çıkartan kişiler olmamakla birlikte bu fikrin ana düzlem üzerinde yayılmasını ve uygulama yollarının haritalarını çizen kişiler Che Guevara ile Carlos Marighella dır. Bunlar gerillacılık faaliyetlerini ana kollarına ayırmış ve uygulama şekillerini belirterek ulaşılması istenilen sonuç için nasıl bir yol haritası kullanılması gerektiğini anlatmışlardır. Dünyanın dört bir tarafındaki teröristler bu şahısların fikirlerini din, kitaplarını kutsal olarak görmüş ve körü körüne bağlanarak kendilerine göre mücadelelerini ( terörist faaliyetlerini ) sürdürmüşlerdir.
   
     Türkiye tarihinin son 30 senesinde gündemde bulunan terör örgütü Che ve Carlos un fikirleri üzerine kurulmuş bir terör örgütüdür. Bebek katili olan kurucuları yazmış ( birilerine yazdırmış ) olduğu kitaplarında bu iki şahsın fikirlerini ve öğretilerini Türkiye coğrafyası ve insan toplulukları üzerinde nasıl inşa edileceği ve fiili eylemlerin nasıl yapılacağı konusunda kendi tabanına bilgi aktarımı yapmıştır.
   
Che Guevara nın terörist faaliyetlerin kırsal alanda (kırsal gerillacılık ) nasıl yapılacağı, Carlos Marighella nın ise şehirlerde yapılacak terörist faaliyetlerin ( şehir gerillacılığı ) nasıl yapılacağı hakkında fikirleri öne çıkmaktadır. Carlos Marighella yazmış olduğu ‘şehir gerillasının el kitabı’ isimli kitabında; kırsalda yapılan terörist faaliyetlerin şehir merkezlerinde desteklenmediği sürece etkisiz kalacağını ve bir süre kısır bir döngü içerisine gireceğini belirtmiştir.
   
Ülkemizde meydana gelen terör olaylarını anlamak için bölücü terör örgütünün Che Guevara modelinden nasıl ve neden Carlos Merighella modeline geçiş yaptığını anlamamız gerekmektedir.
   
Carlos modelinin uygulama safhasında ortaya çıkacak en büyük sorun yöre halkının bu olayları benimsememesi ve halkın tarih mirasına, geçmiş algısı ve gelecek ülküsü ile çatışması olacaktır. Bölücü terör örgütü yapmış olduğu terör eylemleri coğrafya halkının birçoğu tarafından benimsenmekte ve örgüte yardım yataklık yapılmaktadır. Çünkü örgütün ortaya koymuş olduğu hedef ve gelecek algısı orada bulunan halkın gelecek algısı ile örtüşmektedir. Bunu da en son meydana gelen Tunceli deki olayda kamera görüntüleri ile gördük.
   
Şeyh Saitin islam elden gidiyor diye başlattığı isyandan , ateist Marksist bir terör örgütü olarak yapılan saldırılar ve din olgusunu yitirmiş insan topluluklarının sistem karşısında bu örgütü desteklemeleri. 100 sene önce Kürt halkı islam gidiyor diye sistemle çatışmış olduğu halde 100 sene sonra dinsizlik üzerine toplanmış köpekleri desteklemesi pekte mantıklı değil. Çünkü bu it sürüsünü destekleyen ve aynı gelecek ülküsüne sahip insanlar Kürt değil. Yusuf Halaçoğlu’nun aforoz edilmesine sebep olan yıllar önce söylediği ‘ Örgüt yanlısı Kürtler, Kürt değil ermenidir’ sözü çok doğrudur. Çünkü 100 senelik bir zaman dilimde bir halk kendi öz benliklerinde bu kadar değişemez. Nasıl ki 1940-1980 yılları arasında Türk halkı üzerinde yapılmak istenilen dinsiz, aşağılık kompleksli, batı rüyası ile uyutulan bir toplum yaratma çabası nasıl boşa çıktıysa ve bu coğrafyanın insanın genetik mirası ile örtüşmediyse, dinsizlik de Kürt halkı ile örtüşmemektedir. Hamurlarında yoktur. Zaten baktığımız zaman terör örgütünün kuklalığını yaptığı üst akıl, sahada dolaşan köpekleri ve siyasi uzantıları yapmış oldukları hareket, terör eylemi ve demeçlerinde gerçek Kürt halkı için bir istek ve beklentilerinin olmadığını aşikardır.

Yıllardır Diyarbakır ve Hakkari üzerinde yapılan sosyolojik deney ve toplum inşaatı meyvelerini vermeye başlamıştır. Che modelinden Carlos modeline geçiş yapılmış. Kırsal alanda yapılan terör saldırıları şehir merkezlerine kadar girmiş ve yöre halkı bu eylemleri sahiplenmeye başlamıştır. Çünkü yörede Kürt kalmamıştır. Diyarbakır da bulunan Müslüman Kürt halkı senelerce zor durumda bırakılmış ve şehri erk ederek metropollere gelmişler ve buralarda yaşamaya başlamışlardır. Kendilerinin illegal koruyucuları olan gördükleri Hizbullah terör örgütü de tasfiye edildikten sonra batıya topluca göç başlamıştır. Bunun yerine yakın coğrafyadan ermeni kökenli geneli ateist insanlar şehri doldurmuştur. Bugün harbiden Diyarbakırlı yaşı kemale ermiş bir insanla konuşursanız kendi şehrinde yabancı olduğunu ve genel olarak insanları tanımadığını söyleyecektir. Halk diye adlandırılan insan müsveddelerinin neden terör örgütünü savunduğu burada ortaya çıkmaktadır. Neden Kürtlerin çoğunlukla yaşadığı ve göç etmiş oldukları kendi coğrafyalarına yakın şehirlerde terör eylemleri olmamaktadır. Kayseride, malatyada, sivasta, ankarada ..vs. yüzbinlerce Kürt yaşarken neden terör eylemi olmaz hiç düşündünüz mü? Sorun Kürt-Türk meselesi değildir. Sorun İslam ile batılın, Türkiye ile ermeni ve üst aklın mücadelesidir.

Carlos Che’nin aksine bir bölgede bulunan sistem karşıtı tüm terörist unsurların topyekün birleşmeden fakat görünmez bağlarla bağlanarak fikir alışverişi yapmalarını, ortak eylemden ziyade ortak amaç için eylem yapmalarını savunmuştur. Bugüne kadar tam bir gerizekalı gibi davranan örgüt, ülke içerisinde bulunan diğer Marksist örgütler ile dirsek temasına geçmiş ve eylemlerini daha bilinçli olarak bir strateji içerisinde yapmaya başlamıştır. Kurtarılmış bölgeler olarak ortaya çıkan stratejileri yine Carlos’un ‘şehir gerillasının el kitabı’ isimli kitabında açıkça belirtilmiş ve izlenecek yollar izah edilmiştir. Bu nedenledir ki bu isimlerin öğretileri güvenlik güçleri ve karar vericiler tarafından incelenmeli ve bu doğrultu kendi stratejilerini yapmalılardır. Brezilya Carlos Merighella ‘nın üyesi olduğu Partido Comunista Brasileiro veya PCB ( brezilya komünist partisi ) ve kurucusu olduğu Açao Libertadora Nacional (ALN) adlı terör odaklı parti ile kesin bir mücadeleye girişmiş. PBC den ideolojik ve eylemsel olarak aykırı davranışları yüzünden atılan Carlos ALN isimli partiyi kurduktan sonra ülkede yüzlerce terör eylemi gerçekleştirmiştir. Brezilya güvenlik güçleri bu teröristlerin bulunduğu bölgelerde teröre karşı sıfır tolerans ve bölgeye hapset-süpür politikası izleyerek Carlosa varıncaya kadar tüm teröristleri yok etmişlerdir.

Ülke olarak yapmamız gereken kendi politikamızı geliştirip terörist kadar teröriste yardım ve yataklık edenleri de halk olarak görmeyip nasıl terörist ile mücadele ediliyorsa bu soysuzlarla da mücadele edilemesidir.
Dünyada hiçbir ülke bukadar vatan hainine ev sahipliği yapamaz. İngiltere,Brezilya… gibi ülkeler kendi terör mücadelelerinde teröristlerin yanına bu kadar satılmış ve halk gibi görünen soysuz ile uğraşmamıştır. Ülkenin yüzde doksandokuzu teröre karşı dik durmuştur ve mücadeleyi kolaylaştırmışladır. Bizde böyle bir şey olmayacağına göre, hala cahil cühela topluluklar tarafından terör olayları tartışılıyor ise stratejimizi değiştirme zamanı gelmiş demektir.

Lütfen unutmayın Türkiye tarihinde hiç bu kadar cahil ve vatan haini soysuz bir araya gelmemişti…….

5 yorum:

  1. Bu kadar açıklayıcı,anlaşılır ve vatanımızın şu anki durumunu anlatan bir yazı okumadım.Bir teyzeniz olarak sizi alnınızdan öpüyorum evladım.Aklınızla yaşayın ve dilerim ülkemizde düzelme yoluna gidecek bir ışık görmeyi nasibeder Allah.Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkür ederim. İyi günler

    YanıtlaSil
  3. Pkk terörü karşısında yapılması gerekenleri bir de başımızdaki büyüklerimiz anlasa iyi olur aslında.Yazdığınız bu makale ve duyarlılığınız için sizi canı gönülden tebrik ederim.

    YanıtlaSil
  4. Devletimizin politikası mı var sanki değiştirsin? Yeni gelen her şeyi silip süpürüp gidiyor. Sonra bir bakıyorsunuz başladığınız yerdesiniz. Particilik, torpil, "yemeyen keriz yiyen domuz" dedikçe bir adım öteye gidemeyiz! Önce "devlet" politikamız olacak. Her gelen de kafasına göre değiştiremeyecek! Yıllarca Che Guevara Carlos Marighella bu topraklarda güzel gösterildi direnişçi gösterildi! Şimdi de pkk böyle gösterilmeye çalışılıyor. Kaleminize sağlık çok güzel bir yazı yazmışsınız.

    YanıtlaSil
  5. Ben 5 yaşından beri bilirim Dağdaki itlerle verilen mücadeleyi dayım özel harekat diyarbakır gazisidir. Ne yazık ki en başta gençler bilinçsizce teröre destek veriyorlar, özendiriliyorlar, sokaklara dökülüyorlar keşke önce bu genç zihinleri arındırabilsek. Güzel bir anlatım olmuş, kaleminize sağlık

    YanıtlaSil