9 Ağustos 2015 Pazar

TÜRK İSLAM KÜLTÜRÜNDE MOTİFLER VE İŞARETLER

  

  
  İslam dininin temel ilkesi olan tek tanrıya inanış, İslam sanatını şekillendiren en önemli etken olmuştur. Tek tanrıya inanış puta tapınmayı reddetmiş ve bununla birlikte put sayılabilecek resim ve heykeller de reddedilmiştir. Böylelikle resim ve heykel sanatının İslam sanatında yeri azalmış, geometrik ve bitkisel motiflerin ağırlıkta olduğu ve yazının kullanıldığı bir süsleme anlayışı yaygınlaşmıştır. Bunların yanı sıra bazı mihrap, cami, kâbe gibi kutsal unsurlar, kandil ve ibrik gibi dinsel anlamlı kullanım eşyaları, hayat ağacı, vazoda çiçekler ile cennet imgesi sayılan meyvelerin oluşturduğu bitkisel motifler ve yine kutsal sayılan hayvan motifleri de İslam sanatının her alanında süsleme elemanı olarak yerlerini almış, seccadelerde de sıklıkla kullanılmışlardır.


  İslam sanatı, İslamiyet’i kabul eden ülkelerde bu ülkelerin kendi öz kültürleri ile beslenerek var olan sanatlarının, dini inançlar ile etkileşime girmesi sonucu oluşmuş ve bu inançlar doğrultusunda da sanat dallarında figür kullanımına getirilen engel, İslam sanatı süsleme anlayışını şekillendirmiştir. Bu şekillenme figür kullanımının engellenmesi ile resim ve heykel gibi sanat dallarının gelişim gösterememesi, buna karşılık minyatür, hat, tezhip gibi sanatların özellikle de mimari süsleme ve bu süslemede çini, ahşap, taş, mermer ve alçı işlemeciliğinin ön plana çıkması ile sonuçlanmıştır. Simetri ve sonsuzluk prensiplerinin hakim olduğu İslam sanatı süsleme tarzında gül, sümbül, karanfil, lale gibi çiçeklerin, fasulye, sarmaşık gibi bitkilerin yapraklarının oluşturduğu bitkisel motifler ile yıldız, daire gibi şekillerin simetrik bir düzende sıralanması ile meydana gelen geometrik motifler en çok kullanılan süsleme elemanları olmuştur.Ayrıca yazı ve yazıdan geliştirilmiş motifler de süsleme elemanı olarak İslam sanatında yerini almıştır. 



  Bunların dışında İslam sanatında içerdikleri sembolik anlamları ile önemli olan başka motifler de çini ürünlerden taş işlemeciliğine, ahşap oymacılıktan halı dokumacılığına kadar birçok alanda kullanılmışlardır. Hayat ağacı, vazoda çiçekler, elma, nar gibi bazı cennet simgesi meyveler mihrap, kâbe, cami, kandil, ibrik ve el figürleri stilize edilerek İslam sanatı ürünlerini süsleyen bu sembolik motiflerden bazılarıdır.



  Sanatsal ve kültürel anlamda önemli bir yerde bulunan seccadeler ibadet için temiz bir alan oluşturmalarının yanı sıra kutsal bir alan oluşturmalarından dolayı da kendilerine özgü bir süsleme tarzına sahiptirler. Seccadelerde süsleme unsurlarının başında mihrap gelmektedir. İlk kez 8. yüzyıl başında ortaya çıkan mihrap camide kıble yönünü belirleyen kemer şeklinde bir nişten oluşmaktadır. Niş ve kemer bütün dinlerde ve inanç- larda ilahi gücü simgeleyen mimari süsleme elemanları olarak kullanılmışlardır. İslam mimarisinde de kemer gücün, dinî aşkın ve kutsal geçişin sembolü olarak algılanmıştır. Böylelikle mihrap aynı zamanda yön tayin edici bir işaret olarak da seccadelerin ana motifi hâline gelmiş ve dünyanın ötesine geçişi simgelemiştir. 



  Bazı seccadelerin üzerinde anahtar deliğine benzer girintiler bulunur. Bu tür seccadeler anahtar deliği motifli seccadeler olarak da adlandırılmışlardır. Bu adlandırmanın sadece benzerlikten dolayı değil de anahtarın simgesel anlamından dolayı da olduğu bazı yazarlarca dile getirilmektedir. Kur’anda bazı ayetlere göre “anahtarlar Allah’ın elindedir. O her istediği kapıyı açar, O her şeyi bilir. Cennet ve cehennemin anahtarları da onun elindedir”. Buna göre bu seccadelerdeki anahtar motifi namaz kılan kişiye cehennemin kapılarını hatırlatmakta, ama daha çok cennetin kapılarını açmasını sağlamak amacıyla dokunmaktadır.

  Camilerde bulunan ve seccadelerde mihrap ile birlikte kullanılan diğer bir unsurda sütunlardır.

  Kutsal bir mekân olan caminin kendisi de İslam sanatının diğer alanlarında olduğu gibi seccadelerin süslenmesinde de mihrap zemininde ya da geniş bordürlerde kullanılmıştır.

  Seccadelerde yer alan kutsal mekânlardan bir diğeri de Kâbe’dir. Kâbe tasvirlerine resim, minyatür ve çini sanatlarında da yer verilmiştir.



  Tavana asılı bir kandil, İslam cami dekorasyonunda gelenekselleşmiş bir unsurudur. Seccadelerde de mihraptan sarkan kandil motifi ışığın ve nurun sembolü olarak sıklıkla gördüğümüz motiflerden bir diğeridir. Kandil Kur’an’da, “Allah göklerin ve yeryüzünün nurudur. O’nun nurunun sıfatı, sanki içinde bir çerağ bulunan bir hücredir. O çerağ bir sırça (kandil) içindedir. O sırça (kandil) da sanki bir inci (gibi parıldayan) bir yıldızdır ki güneşin doğduğu yere de, battığı yere de nispeti olmayan mübarek bir ağaçtan, zeytinden tutuşturulup yakılır. Onun yağı kendisine bir ateş dokunmasa da, hemen hemen ışık verir. Bu ışık da nur üstüne nurdur. Allah kimi dilerse nura kavuşturur. Allah insanlar için bir meseller irad eder. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.” şeklinde anlatılmaktadır (Nûr sûresi 35. ayet).

  İslam dininin şartlarından olan namazın, başlıca gereklerinden biri abdest almaktır. Abdest almada kullanılan ve böylelikle gündelik yaşamda daha çok yer bulan ibrik, temizliğin ve arınmanın sembolü olarak köylü dokumacının dokuduğu seccadelerde kandil yerine daha çok kullanılmıştır.

  İ. Ö. 3500 yıllarında ilk örnekleri görülen hayat ağacı motifi heykel, resim, mozaik ve tekstilde çeşitli şekillerde yer almış ve bütün dinlerde sembolik bir obje olmuştur. Türklerde Şamanizm kökenli olan bu motif dünyanın merkezi olarak kabul edilmiş ve aynı zamanda Şaman’ın yer altı ve gökyüzü seyahatinde merdiven işlevi gördüğü düşünülmüştür. Hayat ağacı ile birlikte tasvir edilen kuşlar inanışa göre ya Şaman’a eşlik etmekte ya da Şamanın kendisi olmaktadır. Şaman hayat ağacının yardımı ile gökyüzüne ulaşmaktadır. “Kutsal ağaç”, “altın ağacı”, “cennet ağacı” gibi isimlerde alan hayat ağacı İslami inançlar içerisinde de devam etmiş ve özellikle zeytin, servi ve hurma ağaçları İslam sanatında hayat ağacı olarak çeşitli tiplerde kullanılmışlardır. Anadolu’da “can ağacı” olarak da isimlendirilen ve ölümsüzlüğü simgeleyen “hayat ağacı” mimaride taş süslemelerde, çinilerde, mezar taşlarında, işlemelerde, keçe, halı ve kilimlerde sıklıkla yer almıştır. 

  İslam sanatında vazoda çiçekler, cennet bahçesi ve cennet bahçesinin nar, hurma, üzüm gibi meyveleri mimaride taş süslemelerde, minyatürlerde ve mezar taşlarında bir cennet bahçesi tablosu oluşturacak şekilde görülmektedir. Tasvir edildikleri mimari yapının önemini vurgulamak için yapılan ve diğer bir cennet imgesi olan suyun yanına, yani çeşme duvarlarına da uygulanan bu tablolarda hurma, nar, üzüm gibi meyveler ve bunlarla birlikte servi ağacı ana süsleme unsurları olmuştur.  

  Servi ağacı cennet ağacı olarak düşünülmemesine rağmen uzun ömürlü olmasından dolayı sonsuz yaşamın simgesi olarak sayılmış ve diğer sembollerle birlikte cenneti anlatması uygun görülmüştür.

  Süslemede kullanılan çiçeklerden lâle, yazılışının “Allah” adının yazılışına benzemesinden dolayı, gül ise peygamberi temsil ettiği için kutsal sayılmış ve çoğu zaman dokumalarda oldukça natüralist bir şekilde yer almışlardır.



  Bazen mutluluk, sevinç bazen de ölen kişinin ruhunu simgelediği düşünülen kuş motifi Selçuklular’da da güç, kudret sembolü olmuştur. Anadolu’da uzaktaki bir sevilenden beklenen haberi ifade etmek için de dokumalara aktarılan kuş motifi hayat ağacı motifi ile birlikte de sıklıkla dokumalarda yer almıştır. En eski halı örneklerinden İsviçre’nin Marby Kasabası’nın klisesinde bulunan ve bulunduğu yerin adıyla tanınan Marby halısında (Hayvan motifli Anadolu halısı) da karelere bölünen zeminde ortada hayat ağacı kenarlarda ağaca bakan kuş motifleri bulunmaktadır. Zümrüt-ü Anka gibi bir hayali kuşun yer aldığı Ming halısında (Hayvan motifli Anadolu halısı) da iyi ile kötünün mücadelesi anlatılmaktadır.



  İslam sanatında figürün önüne gelen engel ile süsleme elemanı olarak öne çıkan bir diğer unsur da yazıdır. Önceleri Kur’an yazımında kullanılan kûfi yazı İbn-i Mukle tarafından “Aklam-ı sitte” adı altında toplanan 6 çeşit yazı (muhakkak, reyhanî, sülüs, nesih, tevkî, rıkâ) nın ortaya çıkmasıyla daha çok süsleme elemanına dönüşmüş ve hem kûfi yazı hem de diğer yazı tipleri çini, ahşap, maden, cam, deri, taş, alçı, mermer, dokuma, kemik, fildişi, değerli ve yarı değerli taşlar üzerinde anlatım ve süs aracı olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Doğu halı sanatında önemli bir yeri olan seccadelerde inançlarla yönlenen ve şekillenen İslam sanatının süsleme unsurları yaygın olarak görülmektedir. Mimari elemanlardan kutsal mekânlara, gündelik yaşamın kullanım eşyalarından yine kutsal olan bitki, meyve ve hayvanlara kadar inançları simgeleyen motifler seccadelerin desenlendirilmelerini zenginleştirmiş ve sembolik anlamlarıyla da kullananların inanç dünyalarına hitap etmişlerdir.




birçok kaynaktan ve makaleden derlenerek hazırlanmıştır..


3 yorum:

  1. Doğru gözle bakılırsa İslam sanatının eserleri nice güzel mesajlar içeriyor...Kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
  2. Sinan Canan bir gün dersimizde fraktalları anlatmıştı ve onunla birlikte bu motiflere bakış açım fazlaca değilmişti. :) Fraktal ne alaka derdim ben olsamda ama derste düzenle, sonsuzlukla, bire varmasıyla ve bizim kültürümüzde de kullanılmasıyla bağlantısını öyle anlattı ki hangi motife baksam Allah diyorum artık. :) Yazınız da ekstra güzellikler kattı bu düşünceme, teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. İslam Kültüründe Motiflerin nasıl yer aldığını anlatan bu makaleniz eminim bu konu üzerine araştırma yapacak olan insanlar için iyi bir kaynak olacak.saygılar

    YanıtlaSil